Kayıtlar

Kasım, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Y İ N E

Su istesem verir misin Ceketimi tutar mısın yine Güler misin gözlerime bakıp Sarılır mısın yine Simit alsam yer misin Islanır mısın yağmurda yine Benimle  yürür müsün sırılsıklam olsan bile..              Erdal Çakmak

BANKETTE BİR KIR KAHVESİ

Resim
Bankette bir kır kahvesi İçinde birkaç kişi Donuk sanki insanların içi Yetmişli yılları arıyorum. Küçülmüş sanki boğazın suları Yorgun artık o sert rüzgarı Kalmamış hiç bir şeyin o eski tadı Yetmişli yılları arıyorum. Kapıdan içeri bir adım atıyorum Yorgun bir halde içeri bakıyorum Yusufu,Zekiyi,Ahmedi soruyorum Yetmişli yılları arıyorum..............                                         E.Çakmak                                                                ...

RENKLER KARIŞTI

Resim
Renkler karıştı      Gök ve deniz bir gibi,            Rüzgar esmiyor,çok sıcak. Renkler karıştı       her şey gri,gri             Eskim gelmiyor,çok kızgın. Renkler karıştı       her şey eskisinden kötü              düzelir mi bilmem,çivi çıktı. Renkler karıştı        rüzgar esmiyor,eskim gelmiyor,               çivi çıktı,çıktı çivi....                             ERDAL ÇAKMAK

YAZILMAYAN ANILAR

Anılarını yazmak ister misin küçük kız Anneni hiç gördün mü,hatırlıyor musun? Ya devamlı küfür eden babanı, Annenin gözündeki morlukları, Babanın ağzındaki çürük dişi. Anılarını yazmak ister misin küçük kız İlk oyuncağını,ilk okulunu,ilk aşkını, Sevgisiz bedenini sevgiye boğan ilk aşkını, Aniden kaybolup giden ilk aşkını. Anılarını yazmak ister misin küçük kız Borç batağında bunaldığını, Hiç bir zaman mutlu olmadığını,  yazmak ister misin küçük kız Bir gün sessizce intiharını,kaybolup gidişini..                                         Erdal Çakmak

Köşemde sessizceyim

 Oradayım,     Balkonun köşesinde deniz çok yakınım da     bense çok uzaklardayım köşemde sessizceyim. İnsanlar geçiyor,görmüyorum     İsveçli balkonda güneşleniyor Gündüz abi ise yok artık     bilmecesini çözemiyor         gecenin ikisinde bense çok uzaklardayım köşemde sessizceyim. Orhan babada gitti,kaptanda hatta Cengiz bey ve Nükhet hanım  Onlarda gitti. bense balkonun köşesinde deniz çok yakınımda     Köşemde sessizceyim      İnsanlar geçiyor önümden    Hatta balkonlar dolu yine Oysa ben göremiyorum,   Çok uzaklardayım,çok. Köşemde sessizceyim.                    Erdal Çakmak

BEN YAŞLANDIM DİYE

Ben yaşlandım diye vaz mı geçeceğim. Bir günüm kaldı diye ah mı çekeceğim. Köşem de oturacağım seni bekleyeceğim. dert değil,gelme ölürken gülümseyeceğim. Kimseyi üzmeyeceğim sessizce gideceğim. farkın da bile olmazsın sevgilim gideceğim. ölürken gülümseyeceğim gülümserken öleceğim .. Kimseyi üzmeden sessizce gideceğim...               Erdal Çakmak....

BABAM HEP ANLATIR

Babam hep anlatır şirin bir semtte geçen çocukluğunu yemyeşil bahçeleri, oynadığı oyunları dallarından meyveler topladığı ağaçları. Babam hep anlatır nasıl yüzdüğünü boğazın serin sularında teneke üzerinde pişirip yediği midyeleri Babam bana hep anlatır körebe oyununu, sek sek oyununu mahallenin  bütün çocuklarını herkesin tanıdık ve birlikte olduğu o şirin mahalleyi.

YOLLARDA ÖLMEK İSTİYORUM

Yollarda ölmek istiyorum tamponu ezik eski bir arabayla,   bir asfaltta, çantamda su ve ekmek, yollar da ölmek istiyorum. Terk edilmiş çocuğu, anılarını yazan küçük kızı ve diğerlerini görmek istiyorum.  bir asfaltta, tamponu ezik eski bir arabayla gitmek istiyorum. Yollarda ölmek istiyorum.                   ERDAL ÇAKMAK