Kayıtlar

Öne Çıkan Yayın

ARABAYI KAÇIRDIN ŞÖVALYE

arabayı kaçırdın şövalye gelemedin yanıma tahta kılıcınla yırtık pelerininle koşamadın gelemedin şövalye ... oysa tam burada kır kahvesinde tahta masada çay içer laflardık  şövalye ..... on kuruşluk simidi ikiye böler yerdik aynı sularda yüzer aynı vapura biner çamurda top oynardık    şövalye .... aynı şeye güler birlikte ağlar rakı içer sarhoş olur dünyayı kurtarırdık şövalye ....  şimdi gelemedin yanıma tahta kılıcınla yırtık pelerininle zaman bulup    gelemedin   kaçırdın arabayı şövalye...        erdal çakmak
Galatasaray'a 2 orta saha oyuncusu gelse şık olur,güzel olur,doğru olur.  

AH ESKİM AH

Ben bomboş bir dünyada yapayalnız yaşarken düşündüm, düşündüm ve anladım evet her şeyi sen aldın elimden   her şeyi sen aldın elimden sevgimi aldın ruhumu da, içi boş hayallerimle buruşturup attın Yok ettin bıraktın beni   Biliyorum  onunlasın keyifle gülüyorsun yağmurda ıslanmış saçlarınla  bensiz yürüyorsun Bense bomboş hayallerimle  kaldırımın kenarında yapayalnız bekliyorum anlamsızca gülerek öylece oturmuşum ezik ve çaresizce       Erdal Çakmak

ERDAL'dan NAĞMELER: S İ N Y O R A

ERDAL'dan NAĞMELER: S İ N Y O R A : Sana gelemem Senle olamam Korkarım aşkımın  Bozulur tılsımı Nedir bu verdiğin Eziyet bana Uzakta dur Sinyora Uzakta dur Sinyora

Ben,ben,ben .

               bazı insanlar,başkalarıyla konuşurken,nedense olaylara hep kendi gözüyle bakar,genelde de kendine karşı objektif olamaz ve kendi yaşamlarının kalitesinden,yaşadığı şehrin güzelliğinden bahsederek araya da bazı medya tik kimseleri katarak karşısındakini etkile meye,ona üstünlük sağlamaya,hatta adeta ezmeye çalışırlar .               Fakat bütün bunlar karşısındakini pek  etkilemez . Zira konuşma esnasında ,aslında o da kendi hayatının,yaşadığı  şehrin,evinin çok daha kaliteli olduğunu düşünmektedir.               Aslında ikisi de birbirlerini iyi anlamakta ve aynı şeyleri hissetmektedirler.                

KONUNUN UZMANI

Ağabey, adam vallahi uzman,konunun uzmanı.Bir maaşını anlatışı var.Kuruşuna kadar.Ballandıra,ballandıra.Geçen,birlikte hasta ziyaretine gittik.Hastamız,epeyce yaşlı.Sevdiğimiz bir büyüğümüz.Büyük dediysek,bizde çocuk sayılmayız ağabey.Atmışı geçeli epey oldu ama aldırma sen ağabey,konumuz bu değil şimdi.Vah anam,vah.İyice çökmüş Hamdi ağabey.Ne konuşabiliyor,nede anlayabiliyor.Sadece sırıtıyor.Ağabey,çöreklendi adamın başına,anlat,anlat bitmiyor.Hasta ziyareti kısa olur ama bu daha maaşı nasıl bağlandı,ona bile gelemedi.Hamdi ağabey sadece sırıtıyor,o sırıttıkça bu maaşını ATM`den nasıl çekmiş,onu anlatıyor.Yetmedi,maaşının kuruşlarını hesapta nasıl bıraktığını belgeleriyle birlikte,detaylı bir şekilde anlatıyor.Arada Hafize abla gelip,Hamdi ağabeyin yastığını düzeltiyor."İşte böyle Hamdi ağabeyiniz de öylece yatıyor,anlatılan hiç bir şeyi anlamıyor " diyor.Diyor ama Konunun uzmanı "Hamdi ağabey,sence bu ay ki maaşım hesaba yatmış mıdır,acaba  dilekçe yazıp,sorsam mı.Ha...

ERDAL'dan NAĞMELER: S İ N Y O R A

ERDAL'dan NAĞMELER: S İ N Y O R A : Sana gelemem Senle olamam Korkarım aşkımın  Bozulur tılsımı Nedir bu verdiğin Eziyet bana Uzakta dur Sinyora Uzakta dur Sinyora